Skip to main content

Benim Gözümde Aşk

Bu seferki konumuz biraz daha farklı olsun istedim. Peki konumuz ne? Şuan benim dışında kimsenin bilmemesi de gayet doğal bir durum sanırım. Fazla uzatmadan konumuza gelelim. Benim gözümde aşk.

Sizce nasıl bakabilirim? Aşk benim için dünyanın en güzel olayı mı dememi beklersiniz yada aşk mı? uzak durun. Hayır ben bunları karşıyım.

Sevgi çok farklı bir duygu benim gözümde. Bazı anlar seni mutlu yaparken bazı anlar mutsuzluktan başka bir şey geçmez eline. Ama sevmeye devam edersin. Gerçekten kalbin birisi için atıyorsa. Ama işler genellikle yolunda gitmez ve bu durum bir çoğumuz için ikinci bir ilişkiden uzak durma dürtüsü oluşturur. Peki ne yapmalıyız? Sevdiğimiz zaman olmadı ama sevgisiz de kalmadık değil mi bir çoğumuz da? Mutlu olmak için gerçekten başka birisine hayatımızda ihtiyacımız mı var yoksa beyinde oluşan bir boşluğu doldurmak için mi bir arayıştayız? Ansızın karşımıza çıkan o yüce insanlar hayatımızı daha da kötüye sürükleyebilir mi? Çok soru var aslında sorulması gereken ama bunun cevabını malesef ki biz vericez. Bu yüzden aklımızı daha fazla sorularla meşgul etmektense kendimizi sonuca götürmeliyiz. 

Size şunu samimiyetle söyleyebilirim ki hayatımı değiştiren nokta ilk aşık oluşumdu. Şuan buradaysam sizlere bir şeyler anlatıyorsam ilk dürtü oydu bana.. Aradan uzun yıllar geçti ve tekrardan birisi gerçekten sevdiğimi anladım ama eskiden olduğumdan çok daha farklı birisi olmuştum. Hayata bakış açım değişti. Ben değiştim. Peki ne için? Elbette benim durumumu yaşadığını sanan veyahut yaşayan bir çok arkadaşımız var ama kendinize bu soruları sormayın .İyi ki de yaşadım diyin. Çünkü hayat iyisiyle kötüsüyle bir bütündür. Her nefes alışımız bile bizim daha fazla hayata tutunmamızı sağlayan mucizevi şeylerden birisidir. Tıpkı aşık olup sevip hatalar yapmak gibi. 

Peki cenk hep hata hep hata diyorsun böyle mi devam edecek bu konu? Tabi ki de hayır.. Ben hatalarımdan dersimi çıkarttım dedim ya ben değiştim diye bu değişkenliğimi o ilişkim bitince de devam ettim. Önemli olan da aslında bu. Bir ilişki bittiğinde eskide ki siz değil orada biten sizin gelecekte olması. Yoksa yeni bir başlangıçta aynı hataları tekrar yapmaya başlarsınız ve ben söyliyim sonunuz tekrardan hüsran olur. 

Seviyorsanız sonuna kadar gidin eğer ki bir umudunuz var ise. Ama kendinize yada karşınızdaki kişiye zarar vermeye başlamışsanız zor da olsa bitirmeye bakın. İyi kötü ilişkiler bir gün biter ama o günün çok uzun olmasını beklemeyin. Bu iki tarafa da oldukça ciddi acılar yaşatır.

Comments

Popular posts from this blog

Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?

1 yıldan uzun süredir yayın konum olan ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz? Sanırım bu blogda da sona yaklaştık. Ama artık sonun ne zaman geldiğini bilmiyorum. İnsanoğlunu anlamaya çalışıyorum her gün. Yıllar önce bir insanı anlamanın yolu onunla eşit şartlarda yaşamak olduğunu öğrendim ve bunu başardım. Lakin son konumuzda hiç onlarla aynı konumda olamadım. İnançsa konu, inançsızlık yalanı doğuruyor onlarda. Kısa bir özet geçmek daha anlaşılır yapar. ('') Yapacağım alanlar ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?'' Anlamına gelir. '' - Küfürler ''- Neden inanmıyorsun?'' ''- Ölünce inanırsın. ''- Nerede yaşıyorsun adresini ver de inanmanı sağlayayım. (Verdim) Küfürlere söyleyebileceğim bazı benzetmeler vardır yayınlarda hep söylerim. O da; Muhammed gibisiniz. Tam tarife uyan bir davranış. Muhammed kendisinin peygamber olduğunu iddia eden kişi ve aynı şekilde onun ağzından duyulan sözler i...

Zaman

Aslında zamanı yazmak uzun süredir düşünüp yazmaktan kaçındığım bir konuydu. Mükemmel işlenmesini istiyordum benim tarafımdan ama zaman mükemmelliği aramaz. Zaman nedir? Yada ne değildir bu öğretici bir yazı değil zamanı ölçemeyiz tartamayız sadece örneklerle ifade edebiliriz. Yaşlanan bir insanı zamanla kalıplaştırabilirsin fakat yüzlerindeki yaşlılık belirtileriyle geçen zamanı kabullendirebilirsin. Ben zamanı sevmeyenlerdenim. Tarihin eski zamanlarına gidecek olsaydık zamanı bulan icat edenlerin biz insanlar olduğunu rahatlıkla anlardık peki ne için? Güneşin doğup batmasıyla alakadar bir konu değildi zamanı bulmak çünkü o hep planlı işlerdi yani bunun bizim mucidi olduğumuz zamana zerre ihtiyacı yoktu. Aslında düşününce zamana bir insanında ihtiyacı yoktu. Zaman ilerler bazen geçmişteki günlere benzer ki günde bir zamandır. Zaman algısı şuanı yazıp anlatmaksa ben zamanın dışındayım uzun bir süredir. En azından sizin zamanınızdan. Üzüntüler, beklentiler planlar ve korkular hep...

Bir falcının günlüğü 2

Saygı değmez gelişmemiş insanlar. Beni uzun süredir hem buradan hem bloglarımdan ve yayınlarımdan takip edenler. Sizi sevmeme sebeplerimi bu şekilde göstermek hoşuma gidiyor. Bu yazıyı tweetlerimi görüp okuyanlar beni daha iyi anlayacaklardır lakin o tweetlerimi görmeden okuyanlar merve veridin olduğu erkan görüntüleri okusunlar. Kendileri ilham kaynağım oldu.  Fal bakmaya başlama sebeplerim daha önceki bloglarımda yazıldı. Cinlerin kontrol edildiği bir ailedeyim. Anne ve babası bu konuda güçlü varlıklarla iletişim halinde iken onlardan dünyaya gelen de tek erkek çocuk benim. İpler benim elime geçtiğinde çok küçük yaşlardaydım. Cinler bir kenara görüp, duyduklarım için peygamber olmam bile gerekiyordu dini kaynaklarda yazana göre. Neyse ki inancı dinlerden ziyade yaratıcı olan biri için bunlar hiç önemli olmamıştı. Yıllar ilerleyince insanlara olan sevgim hep azaldı. Bunun tonlarca sebepleri arasından sayabileceklerim bazen insanların bana olan inancı, bazense çok fazla...