Skip to main content

Mutsuzluk Serüveni

Açık konuşmam gerekirse söze nasıl başlayabilirim bu konuda en küçük bir fikrim yok. Ne hissettiğimi düşününce sanırım bir şey hissetmiyorum. İnsanın yada çoğu insanın hep bir hayali vardır. Daha çok para, mutluluk, uzun yaşam ve kimileri ölümsüzlük. Gözünü kapattıkları anda olmak istedikleri yerde olmak istedikleri kişiler olurlar. Ben gözümü kapattığımda sadece karanlık görüyorum. En küçük bir hayalimin kalmadığını tüm benliğimle biliyorum. Bazı insanların gözü gerçekten toktur. Benimkisi eminim her insanın istiyceğinden çok daha imkansıza yakın şeylerdi. Ama isterdim. Her gece hayalimde binlerce kez oyuncusu olduğum gerçekte olmak istediğim seneryonun içinde oynar dururdum. Sanırım artık hayallerin gerçekleşmiyceğinin farkına vardığım için hayal kuramıyorum. Gerçek mutluluğa inanmadığım için mutlu olamıyorum. Aslında mutlu olmak istediğim de yok. Şunu biliyorum ki geçici olan mutluluğu kalıcı olan mutsuzluğa tercih etmem. Mutsuz kaldığımda kendimi toparlamak gerçekten güç ister ki bende nefes alıp verebilecek kadar bir güç kaldığına inanıyorum. Aslında neye inandığımın bir önemi de yok. Bir çoğumuz nefes alıp veriyor bir çoğu bir şeyler isteyip elinde olanı kaybediyor. Bazıları da kazanıyor elbette kazanmalıda. Çünkü biz bir şeyler isteyip onu elde edemeyen insanlar hep arzu edip onu kazanan insanlar yüzünden hayal kuranlarız. Evet hiç bir şey imkansız değildir ama bazı istekler de ne yaparsan yap gerçekleşmiyecek olanlardan ibarettir. Çoğu ister azı sahip olur mantığının en büyük örneği bu.

Comments

Popular posts from this blog

Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?

1 yıldan uzun süredir yayın konum olan ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz? Sanırım bu blogda da sona yaklaştık. Ama artık sonun ne zaman geldiğini bilmiyorum. İnsanoğlunu anlamaya çalışıyorum her gün. Yıllar önce bir insanı anlamanın yolu onunla eşit şartlarda yaşamak olduğunu öğrendim ve bunu başardım. Lakin son konumuzda hiç onlarla aynı konumda olamadım. İnançsa konu, inançsızlık yalanı doğuruyor onlarda. Kısa bir özet geçmek daha anlaşılır yapar. ('') Yapacağım alanlar ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?'' Anlamına gelir. '' - Küfürler ''- Neden inanmıyorsun?'' ''- Ölünce inanırsın. ''- Nerede yaşıyorsun adresini ver de inanmanı sağlayayım. (Verdim) Küfürlere söyleyebileceğim bazı benzetmeler vardır yayınlarda hep söylerim. O da; Muhammed gibisiniz. Tam tarife uyan bir davranış. Muhammed kendisinin peygamber olduğunu iddia eden kişi ve aynı şekilde onun ağzından duyulan sözler i...

Zaman

Aslında zamanı yazmak uzun süredir düşünüp yazmaktan kaçındığım bir konuydu. Mükemmel işlenmesini istiyordum benim tarafımdan ama zaman mükemmelliği aramaz. Zaman nedir? Yada ne değildir bu öğretici bir yazı değil zamanı ölçemeyiz tartamayız sadece örneklerle ifade edebiliriz. Yaşlanan bir insanı zamanla kalıplaştırabilirsin fakat yüzlerindeki yaşlılık belirtileriyle geçen zamanı kabullendirebilirsin. Ben zamanı sevmeyenlerdenim. Tarihin eski zamanlarına gidecek olsaydık zamanı bulan icat edenlerin biz insanlar olduğunu rahatlıkla anlardık peki ne için? Güneşin doğup batmasıyla alakadar bir konu değildi zamanı bulmak çünkü o hep planlı işlerdi yani bunun bizim mucidi olduğumuz zamana zerre ihtiyacı yoktu. Aslında düşününce zamana bir insanında ihtiyacı yoktu. Zaman ilerler bazen geçmişteki günlere benzer ki günde bir zamandır. Zaman algısı şuanı yazıp anlatmaksa ben zamanın dışındayım uzun bir süredir. En azından sizin zamanınızdan. Üzüntüler, beklentiler planlar ve korkular hep...

Bir falcının günlüğü 2

Saygı değmez gelişmemiş insanlar. Beni uzun süredir hem buradan hem bloglarımdan ve yayınlarımdan takip edenler. Sizi sevmeme sebeplerimi bu şekilde göstermek hoşuma gidiyor. Bu yazıyı tweetlerimi görüp okuyanlar beni daha iyi anlayacaklardır lakin o tweetlerimi görmeden okuyanlar merve veridin olduğu erkan görüntüleri okusunlar. Kendileri ilham kaynağım oldu.  Fal bakmaya başlama sebeplerim daha önceki bloglarımda yazıldı. Cinlerin kontrol edildiği bir ailedeyim. Anne ve babası bu konuda güçlü varlıklarla iletişim halinde iken onlardan dünyaya gelen de tek erkek çocuk benim. İpler benim elime geçtiğinde çok küçük yaşlardaydım. Cinler bir kenara görüp, duyduklarım için peygamber olmam bile gerekiyordu dini kaynaklarda yazana göre. Neyse ki inancı dinlerden ziyade yaratıcı olan biri için bunlar hiç önemli olmamıştı. Yıllar ilerleyince insanlara olan sevgim hep azaldı. Bunun tonlarca sebepleri arasından sayabileceklerim bazen insanların bana olan inancı, bazense çok fazla...