Skip to main content

Bir gün

Bir gün başlar ve bir gün biter. Biten gün mü yoksa biz mi orası tereddütte. İnsan ne hissettiğini bilmeli. Ben zerre bilmiyorum öğrenmeyi denesem de. Zaman geçer bazı problemler yoluna girer ve bazıları yoldan çıkmaya devam eder bu kez yoldan çıkan ben olduğumu anladığım dakikalar da yazıyorum bu satırları. İnsan içindekini dökebilmeli bir dosta bir yakınına veyahut kendine. Benim elimde kalan beni anlayan bir burası var çünkü buranın yönetmeni benim. En azından yazdığım gibi yaşadığım gibi. Önemli olarak gördüğüm geçmişim geleceğimi zorlaştırdı tecrübelerim dünyaya uyumsuz olduğunu gösterdi insanlar değersiz oldukları bakış açısını bana defalarca kez gösterdi. Artık görmezden gelmiyorum. İnsan kendisi gibi olmalı olabildiğince. Olamıyorsak ne anlamı var ki yaşadığımız duyguların yaptığımız doğruların veyahut yanlışların. Bize ne katar? Ben hiç bir şey katacağını düşünmüyorum. Kattığını görmedim kattığını söyleyenle karşılaşsam da yine bir şey göremedim. Bir çoğu bir yalanın eseri bir kandırılmışlığın. Ben onlardan birisi olmak istemediğim için kendimim. Belki de tek tesellim kendim olmamdır. Beğensem de beğenmesem de. Bir dünyada bir çok çok insan olmak diğer insanları yorar. Kendilerini yorar. Bu yorgunluğu kimseye yaşatmamalıyız benim şahsi fikrim. Fakat yaşatanlar da gayet mutlular. İmrenmiyorum sadece karamsar bakmamı sağlayan o gözlüğü çıkaramıyorum. Kendimce haklı bir ton sebeplerim var ve konuştukça kendimcilerin onlar için de doğru olduğunu anlatan. Neden buna gerek duyuyoruz? Hiç bir fikrim yok. Neyse bu gün bu kadar sağlıcakla kalın kalabildiğinizce.

Comments

Popular posts from this blog

Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?

1 yıldan uzun süredir yayın konum olan ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz? Sanırım bu blogda da sona yaklaştık. Ama artık sonun ne zaman geldiğini bilmiyorum. İnsanoğlunu anlamaya çalışıyorum her gün. Yıllar önce bir insanı anlamanın yolu onunla eşit şartlarda yaşamak olduğunu öğrendim ve bunu başardım. Lakin son konumuzda hiç onlarla aynı konumda olamadım. İnançsa konu, inançsızlık yalanı doğuruyor onlarda. Kısa bir özet geçmek daha anlaşılır yapar. ('') Yapacağım alanlar ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?'' Anlamına gelir. '' - Küfürler ''- Neden inanmıyorsun?'' ''- Ölünce inanırsın. ''- Nerede yaşıyorsun adresini ver de inanmanı sağlayayım. (Verdim) Küfürlere söyleyebileceğim bazı benzetmeler vardır yayınlarda hep söylerim. O da; Muhammed gibisiniz. Tam tarife uyan bir davranış. Muhammed kendisinin peygamber olduğunu iddia eden kişi ve aynı şekilde onun ağzından duyulan sözler i...

Zaman

Aslında zamanı yazmak uzun süredir düşünüp yazmaktan kaçındığım bir konuydu. Mükemmel işlenmesini istiyordum benim tarafımdan ama zaman mükemmelliği aramaz. Zaman nedir? Yada ne değildir bu öğretici bir yazı değil zamanı ölçemeyiz tartamayız sadece örneklerle ifade edebiliriz. Yaşlanan bir insanı zamanla kalıplaştırabilirsin fakat yüzlerindeki yaşlılık belirtileriyle geçen zamanı kabullendirebilirsin. Ben zamanı sevmeyenlerdenim. Tarihin eski zamanlarına gidecek olsaydık zamanı bulan icat edenlerin biz insanlar olduğunu rahatlıkla anlardık peki ne için? Güneşin doğup batmasıyla alakadar bir konu değildi zamanı bulmak çünkü o hep planlı işlerdi yani bunun bizim mucidi olduğumuz zamana zerre ihtiyacı yoktu. Aslında düşününce zamana bir insanında ihtiyacı yoktu. Zaman ilerler bazen geçmişteki günlere benzer ki günde bir zamandır. Zaman algısı şuanı yazıp anlatmaksa ben zamanın dışındayım uzun bir süredir. En azından sizin zamanınızdan. Üzüntüler, beklentiler planlar ve korkular hep...

Bir falcının günlüğü 2

Saygı değmez gelişmemiş insanlar. Beni uzun süredir hem buradan hem bloglarımdan ve yayınlarımdan takip edenler. Sizi sevmeme sebeplerimi bu şekilde göstermek hoşuma gidiyor. Bu yazıyı tweetlerimi görüp okuyanlar beni daha iyi anlayacaklardır lakin o tweetlerimi görmeden okuyanlar merve veridin olduğu erkan görüntüleri okusunlar. Kendileri ilham kaynağım oldu.  Fal bakmaya başlama sebeplerim daha önceki bloglarımda yazıldı. Cinlerin kontrol edildiği bir ailedeyim. Anne ve babası bu konuda güçlü varlıklarla iletişim halinde iken onlardan dünyaya gelen de tek erkek çocuk benim. İpler benim elime geçtiğinde çok küçük yaşlardaydım. Cinler bir kenara görüp, duyduklarım için peygamber olmam bile gerekiyordu dini kaynaklarda yazana göre. Neyse ki inancı dinlerden ziyade yaratıcı olan biri için bunlar hiç önemli olmamıştı. Yıllar ilerleyince insanlara olan sevgim hep azaldı. Bunun tonlarca sebepleri arasından sayabileceklerim bazen insanların bana olan inancı, bazense çok fazla...