Skip to main content

Sizi gerçekten önemsiyorum

Çünkü siz kendimi tamir etmekten daha kolaysınız. Ne bileyim aşıksınız siz yada yakınlarınızı kaybettiniz belki de maddi zorluklarınız var aslında ihanete de uğramış olabilirsiniz kim bilir belki tecavüze uğradınız kötüsünüz yada ölümü bekliyorsunuz aslında unutun hepsini sevdiğiniz insanla konuşuyorsunuz şuan onunla yatıyorsunuz yada onu bana anlatıyorsunuz belki de bunu yapmıyorsunuz nasıl yapacağınızı soruyorsunuz. Siz bana dününüzü bugününüzü anlatıyor da olabilirsiniz kim bilir? Ben biliyorum. İyi bir dinleyici dinler. Çözüm üretemeyebilir belki her zaman ama dinler. Dinlemesini bilmeli. Ama bazen artık o kadar çok şey dinlersiniz ki farklı insanlardan farklı konuları bir gün bunlar aynılaşmaya başlar dinleyen için. Artık dinlediği her şey aynıdır. Siz hevesli bir anlatım içerisindeyken o araya girer devamını getirir çünkü devamını siz bilmeseniz de o biliyor çünkü o iyi bir dinleyici. Size bir soru. Siz iyi bir dinleyicimisiniz? Yoksa iyi bir anlatıcımı. Artık insanların dinlemekten ziyade anlatmacılığı seçtiğini görmeye başladım. Bu dinlemeyenler için güzel olsa da dinleyenler için artık ne yalan söyleyeyim sıkıcı. Çünkü dinleyicilerin verdikleri cevabın en azından bir kaçını uygulasanız dahi ortada bir problem kalmayacak. Ama siz yaşamadan inanmak, görmek istemezsiniz. Ne yazık ki.. Ama ümidimi kesmiyorum. Sizden. Belki de kusursuzsunuz insanlığın adı altında hata yapmaya meğili olan kusursuzluk tanımından bahsediyorum tabiki de. Bu tanımı da ne yazık ki kusurlu insanlar uydurdu kusursuz görünebilmek için ve bir çoğu şuan o maskenin ardında gayet memnun. Bu da öylesine bir yazı olsun klasik bir gecenin klasik bir hikayesi.

Comments

Popular posts from this blog

Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?

1 yıldan uzun süredir yayın konum olan ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz? Sanırım bu blogda da sona yaklaştık. Ama artık sonun ne zaman geldiğini bilmiyorum. İnsanoğlunu anlamaya çalışıyorum her gün. Yıllar önce bir insanı anlamanın yolu onunla eşit şartlarda yaşamak olduğunu öğrendim ve bunu başardım. Lakin son konumuzda hiç onlarla aynı konumda olamadım. İnançsa konu, inançsızlık yalanı doğuruyor onlarda. Kısa bir özet geçmek daha anlaşılır yapar. ('') Yapacağım alanlar ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?'' Anlamına gelir. '' - Küfürler ''- Neden inanmıyorsun?'' ''- Ölünce inanırsın. ''- Nerede yaşıyorsun adresini ver de inanmanı sağlayayım. (Verdim) Küfürlere söyleyebileceğim bazı benzetmeler vardır yayınlarda hep söylerim. O da; Muhammed gibisiniz. Tam tarife uyan bir davranış. Muhammed kendisinin peygamber olduğunu iddia eden kişi ve aynı şekilde onun ağzından duyulan sözler i...

Zaman

Aslında zamanı yazmak uzun süredir düşünüp yazmaktan kaçındığım bir konuydu. Mükemmel işlenmesini istiyordum benim tarafımdan ama zaman mükemmelliği aramaz. Zaman nedir? Yada ne değildir bu öğretici bir yazı değil zamanı ölçemeyiz tartamayız sadece örneklerle ifade edebiliriz. Yaşlanan bir insanı zamanla kalıplaştırabilirsin fakat yüzlerindeki yaşlılık belirtileriyle geçen zamanı kabullendirebilirsin. Ben zamanı sevmeyenlerdenim. Tarihin eski zamanlarına gidecek olsaydık zamanı bulan icat edenlerin biz insanlar olduğunu rahatlıkla anlardık peki ne için? Güneşin doğup batmasıyla alakadar bir konu değildi zamanı bulmak çünkü o hep planlı işlerdi yani bunun bizim mucidi olduğumuz zamana zerre ihtiyacı yoktu. Aslında düşününce zamana bir insanında ihtiyacı yoktu. Zaman ilerler bazen geçmişteki günlere benzer ki günde bir zamandır. Zaman algısı şuanı yazıp anlatmaksa ben zamanın dışındayım uzun bir süredir. En azından sizin zamanınızdan. Üzüntüler, beklentiler planlar ve korkular hep...

Bir falcının günlüğü 2

Saygı değmez gelişmemiş insanlar. Beni uzun süredir hem buradan hem bloglarımdan ve yayınlarımdan takip edenler. Sizi sevmeme sebeplerimi bu şekilde göstermek hoşuma gidiyor. Bu yazıyı tweetlerimi görüp okuyanlar beni daha iyi anlayacaklardır lakin o tweetlerimi görmeden okuyanlar merve veridin olduğu erkan görüntüleri okusunlar. Kendileri ilham kaynağım oldu.  Fal bakmaya başlama sebeplerim daha önceki bloglarımda yazıldı. Cinlerin kontrol edildiği bir ailedeyim. Anne ve babası bu konuda güçlü varlıklarla iletişim halinde iken onlardan dünyaya gelen de tek erkek çocuk benim. İpler benim elime geçtiğinde çok küçük yaşlardaydım. Cinler bir kenara görüp, duyduklarım için peygamber olmam bile gerekiyordu dini kaynaklarda yazana göre. Neyse ki inancı dinlerden ziyade yaratıcı olan biri için bunlar hiç önemli olmamıştı. Yıllar ilerleyince insanlara olan sevgim hep azaldı. Bunun tonlarca sebepleri arasından sayabileceklerim bazen insanların bana olan inancı, bazense çok fazla...