Skip to main content

Cilt 1

                                                             Bu Günkü Başlık




Tam anlamıyla da evet. Sizin bir başlığınız var mı? Güne uyandığınız da yada sonlandırken ismini koyduğunuz bir başlık? Nasıl bittiyse öyle yada nasıl geliştiyse bir önceki geçen zaman. Aslında yaşamak istediğiniz güne göre yaşayın. O gün ne olmak istiyorsanız olun. Yada kim olmak istiyorsanız. Aslında anlatmak istediklerimi karmaşık anlatıyor olabilirim. Çünkü sizler için düşünebildiğim sayısız yol var ama aktarma kısmı.. Can sıkıcı. Artık günümün yönetmeniyim. Nasıl bakarsam o şekilde ilerliyor sadece isimler mekanlar ve yerler değişiyor ama içindeki kurguyu, olay akışını yönlendiren benim. ''Aklımda'' Yani bugünün de başlığı bu olsun istedim. Size de tavsiye ederim. İnsanlar zor zamanlarındayken ve en iyi zamanlarında kendilerine aldıkları yeni bir bakış açışı, yeni bir psikolojik sorun yeni bir yeti kazanır. Farkında yada değil bu böyledir. Zamanla o gün yakasına yapışan bir kanadı yada tüyü hep sırtında taşır. Peki sizinki ne? Kendiniz dışında sorguladığınız milyonlarca yaşanmışlık ve yaşanmamışlık olduğunu biliyorum ve nicelerine de ama bunu yapmanın ne faydası oldu olduğunuz kişi dışında yada olamadığınız? Aslında hayatınızda bir şeyler eksikse o eksikliğin sebebi sadece sizsiniz. Bir yerden başlamak gerek ve ilk önce değiştirmemiz gereken kendimizde bakış açımız. İnsanlara, doğaya geçmişe ve geleceğe yarattırana. Konular öyle bir derin ki yazmayı bırakmazsam en az yüz cilt. Neyse konumuza dönelim. 

-Konu neydi? 
+Neyi istersem o;

Nedense hep isteklerimin neden gerçekleşmediğini düşünür dururdum küçükken. Tabi yaş ve olaylar dahilinde hiç kendime kabul ettirebileceğim bir cevap bulamazdım. Yoktu çünkü. Zamansa isteklerimin istediğim olmadığını anlamama izin verdi yada bu şekilde bakmak zorundaydım buralar önemsiz kısım soruları 2. cilt de cevaplarım tabi bu biterse, neyse olduğum kişi oldum. Derler ya yaşı fazla olan insanlar senin yaşında şimdiki aklımla olsam yaptıklarını yapmazdım. Değilsin dayı elendin. Söyleyin. Çünkü her ne yaptıysak doğruluğuna yada yanlışlığına inandığımız için biz yaptık yada yaptırdık. Kendinizi sizi siz yapanı asla değiştirmeyin. Değişim kötüdür arkadaşlar. Ama gelişimi severim. Kendimize yararlı yönler katmakta fayda var çünkü bir planın içindeyiz.

Yeni bir başlığa geçiyorum.


                                                                     İsmi ne olsun?          

Comments

Popular posts from this blog

Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?

1 yıldan uzun süredir yayın konum olan ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz? Sanırım bu blogda da sona yaklaştık. Ama artık sonun ne zaman geldiğini bilmiyorum. İnsanoğlunu anlamaya çalışıyorum her gün. Yıllar önce bir insanı anlamanın yolu onunla eşit şartlarda yaşamak olduğunu öğrendim ve bunu başardım. Lakin son konumuzda hiç onlarla aynı konumda olamadım. İnançsa konu, inançsızlık yalanı doğuruyor onlarda. Kısa bir özet geçmek daha anlaşılır yapar. ('') Yapacağım alanlar ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?'' Anlamına gelir. '' - Küfürler ''- Neden inanmıyorsun?'' ''- Ölünce inanırsın. ''- Nerede yaşıyorsun adresini ver de inanmanı sağlayayım. (Verdim) Küfürlere söyleyebileceğim bazı benzetmeler vardır yayınlarda hep söylerim. O da; Muhammed gibisiniz. Tam tarife uyan bir davranış. Muhammed kendisinin peygamber olduğunu iddia eden kişi ve aynı şekilde onun ağzından duyulan sözler i...

Zaman

Aslında zamanı yazmak uzun süredir düşünüp yazmaktan kaçındığım bir konuydu. Mükemmel işlenmesini istiyordum benim tarafımdan ama zaman mükemmelliği aramaz. Zaman nedir? Yada ne değildir bu öğretici bir yazı değil zamanı ölçemeyiz tartamayız sadece örneklerle ifade edebiliriz. Yaşlanan bir insanı zamanla kalıplaştırabilirsin fakat yüzlerindeki yaşlılık belirtileriyle geçen zamanı kabullendirebilirsin. Ben zamanı sevmeyenlerdenim. Tarihin eski zamanlarına gidecek olsaydık zamanı bulan icat edenlerin biz insanlar olduğunu rahatlıkla anlardık peki ne için? Güneşin doğup batmasıyla alakadar bir konu değildi zamanı bulmak çünkü o hep planlı işlerdi yani bunun bizim mucidi olduğumuz zamana zerre ihtiyacı yoktu. Aslında düşününce zamana bir insanında ihtiyacı yoktu. Zaman ilerler bazen geçmişteki günlere benzer ki günde bir zamandır. Zaman algısı şuanı yazıp anlatmaksa ben zamanın dışındayım uzun bir süredir. En azından sizin zamanınızdan. Üzüntüler, beklentiler planlar ve korkular hep...

Bir falcının günlüğü 2

Saygı değmez gelişmemiş insanlar. Beni uzun süredir hem buradan hem bloglarımdan ve yayınlarımdan takip edenler. Sizi sevmeme sebeplerimi bu şekilde göstermek hoşuma gidiyor. Bu yazıyı tweetlerimi görüp okuyanlar beni daha iyi anlayacaklardır lakin o tweetlerimi görmeden okuyanlar merve veridin olduğu erkan görüntüleri okusunlar. Kendileri ilham kaynağım oldu.  Fal bakmaya başlama sebeplerim daha önceki bloglarımda yazıldı. Cinlerin kontrol edildiği bir ailedeyim. Anne ve babası bu konuda güçlü varlıklarla iletişim halinde iken onlardan dünyaya gelen de tek erkek çocuk benim. İpler benim elime geçtiğinde çok küçük yaşlardaydım. Cinler bir kenara görüp, duyduklarım için peygamber olmam bile gerekiyordu dini kaynaklarda yazana göre. Neyse ki inancı dinlerden ziyade yaratıcı olan biri için bunlar hiç önemli olmamıştı. Yıllar ilerleyince insanlara olan sevgim hep azaldı. Bunun tonlarca sebepleri arasından sayabileceklerim bazen insanların bana olan inancı, bazense çok fazla...