Skip to main content

Amerika

AMERİKA
Bugün dünle aynı konuda hem fikir olduğum bir gün. İsteğim amerikaya gitmek. Bunu yeryüzünde isteyen tek insan ben değilim farkındayım. Bir çok insan modeli bunun hayalini kurar gelişim için, eğitim, para, ve biliyorum ki bu isteği kuranlar benden çok ama çok fazla adım öndeler. Amerika da oturma izni, çalışma izni, greencard ile bir sürece girip Amerika vatandaşı olma şansına sahipler fakat ben değilim.
Lise mezunu, üniversite de lisans yapmış birisi de değilim. Banka hesabımda binlerce liralar yerine kuruşlarım var. Sahip olduklarımdan ziyade sahip olamadıklarım vize almak için çok fazla dezavantaj bu yüzden de insanlar hayaller ülkesindeki planları olan birinin planlarına hayal gözüyle bakabiliyorlar. Varsın baksınlar.
Benimse elimde olan bakış açım, yazdıklarım ve yazmadıklarım.



Hayatımdan hiç memnun olamadım, yeterli değildi yaşantım. Bir ömre neler sığabilirdi? Bunların hayalini kurdum. İnsanoğlu olarak istediğimiz her şeye sahip olabiliriz. Sıkıntılı, sancılı bir süreçte olabilir planlarımızın aniden gerçekleşmesi de bu ihtimal dahilindedir. Konu istemek. Evet senaryolarım var. Fikirlerlerim, dünyaya yaşadığım yerdeki insanlardan daha farklı bir bakış açım. İyi insanlığı istiyorum ve bunun için 21. Yüzyılın dini olarak adlandırdığım filmleri yazmak istiyorum. Bu isteklerim diğerleriyle aramdaki fark olarak sayılabilir. Ben bir şirkette ömür boyu çalışıp kendi hayatımı üst seviyeye geçirmek için ömrümü adamak istemiyorum. Ben şirketler kurmak istiyorum. Yaşadığımız sürece seçimlerimizle piyonda olmak var piyonu oynatan da olmak. Ben piyonu oynatanı yazmak istiyorum oynayanın halini göstermek için. 

Birçok insanla girişimim, mail ve diğer yollarla şuan devam etmekte. Bir planım var hem yasal hem maddi olarak söylenen engeller. Bunların ne olduğunu bildiğim için daha fazla bir azimle istiyorum. Herkes aynı yaşantıyı yaşamaz ama bazı maddeler herkes için de bir olamaz. Ben bunun bilincinde ve inancındayım. Olurda bir gün bu planları gerçekleştirebilirsem bu yazı kelimelerden ziyade gerçekleşen bir planın yazılmış hali olur. Dünyada yaşadığımız sürece biz dünyaya bir şeyler veririz ve dünyada buna karşılık verir. 

Comments

Popular posts from this blog

Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?

1 yıldan uzun süredir yayın konum olan ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz? Sanırım bu blogda da sona yaklaştık. Ama artık sonun ne zaman geldiğini bilmiyorum. İnsanoğlunu anlamaya çalışıyorum her gün. Yıllar önce bir insanı anlamanın yolu onunla eşit şartlarda yaşamak olduğunu öğrendim ve bunu başardım. Lakin son konumuzda hiç onlarla aynı konumda olamadım. İnançsa konu, inançsızlık yalanı doğuruyor onlarda. Kısa bir özet geçmek daha anlaşılır yapar. ('') Yapacağım alanlar ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?'' Anlamına gelir. '' - Küfürler ''- Neden inanmıyorsun?'' ''- Ölünce inanırsın. ''- Nerede yaşıyorsun adresini ver de inanmanı sağlayayım. (Verdim) Küfürlere söyleyebileceğim bazı benzetmeler vardır yayınlarda hep söylerim. O da; Muhammed gibisiniz. Tam tarife uyan bir davranış. Muhammed kendisinin peygamber olduğunu iddia eden kişi ve aynı şekilde onun ağzından duyulan sözler i...

Zaman

Aslında zamanı yazmak uzun süredir düşünüp yazmaktan kaçındığım bir konuydu. Mükemmel işlenmesini istiyordum benim tarafımdan ama zaman mükemmelliği aramaz. Zaman nedir? Yada ne değildir bu öğretici bir yazı değil zamanı ölçemeyiz tartamayız sadece örneklerle ifade edebiliriz. Yaşlanan bir insanı zamanla kalıplaştırabilirsin fakat yüzlerindeki yaşlılık belirtileriyle geçen zamanı kabullendirebilirsin. Ben zamanı sevmeyenlerdenim. Tarihin eski zamanlarına gidecek olsaydık zamanı bulan icat edenlerin biz insanlar olduğunu rahatlıkla anlardık peki ne için? Güneşin doğup batmasıyla alakadar bir konu değildi zamanı bulmak çünkü o hep planlı işlerdi yani bunun bizim mucidi olduğumuz zamana zerre ihtiyacı yoktu. Aslında düşününce zamana bir insanında ihtiyacı yoktu. Zaman ilerler bazen geçmişteki günlere benzer ki günde bir zamandır. Zaman algısı şuanı yazıp anlatmaksa ben zamanın dışındayım uzun bir süredir. En azından sizin zamanınızdan. Üzüntüler, beklentiler planlar ve korkular hep...

Bir falcının günlüğü 2

Saygı değmez gelişmemiş insanlar. Beni uzun süredir hem buradan hem bloglarımdan ve yayınlarımdan takip edenler. Sizi sevmeme sebeplerimi bu şekilde göstermek hoşuma gidiyor. Bu yazıyı tweetlerimi görüp okuyanlar beni daha iyi anlayacaklardır lakin o tweetlerimi görmeden okuyanlar merve veridin olduğu erkan görüntüleri okusunlar. Kendileri ilham kaynağım oldu.  Fal bakmaya başlama sebeplerim daha önceki bloglarımda yazıldı. Cinlerin kontrol edildiği bir ailedeyim. Anne ve babası bu konuda güçlü varlıklarla iletişim halinde iken onlardan dünyaya gelen de tek erkek çocuk benim. İpler benim elime geçtiğinde çok küçük yaşlardaydım. Cinler bir kenara görüp, duyduklarım için peygamber olmam bile gerekiyordu dini kaynaklarda yazana göre. Neyse ki inancı dinlerden ziyade yaratıcı olan biri için bunlar hiç önemli olmamıştı. Yıllar ilerleyince insanlara olan sevgim hep azaldı. Bunun tonlarca sebepleri arasından sayabileceklerim bazen insanların bana olan inancı, bazense çok fazla...