Skip to main content

YENİ NESİLE HİTABE

Sizleri en küfürsüz küfürlerim ile selamlıyorum.

Gözünüzü dünyada açtığınız andan itibaren yerine getirmekle mükellef olan sorumluluklar öğretildi sizlere. Benim deyişimle öğretilmek istendi. Bunların başında sevgi, eğitim, ve yaşamanız gereken hayat standartları yer aldı. Hepinizin sahip olduğu bir aile ve şansınıza yada şanssızlığınıza göre de bir ülkede doğdunuz, büyüdünüz. Buraya kadar da bir problem yok. Sahip olduğunuz aile bireyleri, sahip olamadığınız aile üyeleri, yada tarzan misali kendini büyüten gençlik beni okuyacak yaşa, akla geldiğiniz andan sonra yapacaklarınız tamamen sizlerin seçimi.

Bu seçimleri yapmakta o kadar bocalıyorsunuz ki birilerine suç atarak büyümenin doğruluğunu kabul edip suçu ortadan kaldırma girişimini sizlerde ne yazık ki göremiyorum. İstemediğiniz herhangi bir konuda arkadaştan devlet liderlerine, başlı başına yanlışlar içeren düşünceler, bakış açıları ve aptallık içeriyorsunuz. Büyüyen bir çocuğun davranışlarına aile sebebiyet veriyor ile bir cinayeti bile ört pas edebilir devlet ama hiç bir reşitin hatalı kararlarını ört pas etmez yine bu devlet. İran da yaşasaydınız beni daha iyi anlardınız :)

Sürekli sizleri topa tutuyorum tıpkı sizin büyüklerinize yaptığınız gibi. Sevginin ne olduğunu bilmeyen hiç bir insan proflini atatürkün ismi ile kirletmesin! 29 ekim mesajım bu. Bir insanın hayatını baştan sonuna kadar biliyor olsaydım bir romanda yer verirdim o karaktere fakat her birinizin bir veyahut iki yılını biliyorum. Daha fazlasına da sindirecek bir midem olmadığı için. Bana hiç karşı çıkmayın. Bir yıl da sayısız kez insanlara güvenen, bu güvenlerin boşa çıkan ve bir süre sonra artık bu güven yanılgılarına doğal olarak bakan kirli bedenler bana lütfen sevgiyi anlatmasın. Ne atatürke olan sevgiyi, ne diğer konulara. Onlara da gelicez.

Şuan ki ülke yöneticilerimizi iğrenç şekilde tepkiler gösteren, dünyayı bir tiyatro salonuna benzetip onları da içindeki senaristler ve oyuncular yapan siz ahmaklar bir gün olsun doğruyu seçip bunu ideoloji haline getirmeyi düşündüyseniz biraz olsun atatürkün kitaplarını, öğütlerini okumuş ve anlamış olurdunuz. Sevginiz ortada.

Tabi kişisel çıkarlar için o yazıları yazanlar. Kızlara yada erkeklere daha kolay erişim aracı olarak gören lise öğrencisinden gazetecisine, kanal spikerinden, doktoruna para, iş, toplum hiç fark etmez onun ismi sizi neye kolay ulaştırdığına. Benim diyeceğim şey şu ki dini sevmeyen dini dindarlardan daha iyi bilir ya atatürkü sevmeyen de atatürkü en iyi kullanır. Bol bol kullanın. 1923 den beri kullandığınız gibi. Bu da her yaştan insana, her tür görevli olan olmuş ve olana.

Atatürk konusu bırakalım şimdi yeterince adamı rahatsız ediyoruz biz yıllardan beri bende canını sıkmak istemiyorum onun sizin gibi yeni nesilden ümit ettiği için.

Sorun aslında ne biliyor musunuz? En başta söylediklerimi öğrenmemiş olmanız. Dünya düzeni çok uzun süredir bu şekilde tasarlandı. Akılsız insanların bir miktar para, bir hobi, bir algı yönetimi ile bir ömür yaşamalarının çalışmaları masonlar ve benzeri kuruluşlar ile çok da güzel işlendi. Güzel olan övgüyü hak eder ve kötülük tanımı tamamen kişiye hastır. Kaç insanla konuşsam hayalindeki mesleği(yapmak istediği mesleği) yapan, okuyan insan sayısı vücudumdaki kıl sayısından azdır. Bunu da dünya geneliyle benzetirsem. Kıllı bir erkekte değilim ama kılı da bir o kadar sevmem. Siz busunuz. Zor gelenden kaçan ama kendini daha büyük bir zor da ömür harcayan ve bunu hiç fark etmeyen. Yararlı bir birey olmaktan yaşayan bir birey olmayı doğru bulan. Durum bu ve buna benzer iken ne ben sizi sevebilirim ne sizin ebeveynleriniz sizi sever. İnanın onlar da sizi sevmiyor. Onlarında sizden hiç ümidi olmadı. Biliyorlar çıkacak olanın bir işe yaramayacağını. Gidin bunu onlara söyleyin.

Cahillere çok kelamda bulundum ne yazık ki bulunmaya da devam edicem. Dünyanın ve yaratıcının size sunduklarına saçmalık, hayalperestlik dediğiniz sürece ben bunlara devam edicem çünkü ben o açıdan görmekle mükellef olmuş bir saçmalığım. Saçmalık doğruları bozacak. Bir kişinin yada bir milyonun, milyarın. Çok da önemsediğim bir konu olduğunu söyleyemem.

Şimdilik bu yazıyı sonlandırıyorum. Yazdığım bir cümle binlerce örneklerle açılabilir, kitap haline bile getirilebilir. O yüzden bir eleştiriniz olursa yazmadıklarımı düşünün. 

Comments

Popular posts from this blog

Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?

1 yıldan uzun süredir yayın konum olan ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz? Sanırım bu blogda da sona yaklaştık. Ama artık sonun ne zaman geldiğini bilmiyorum. İnsanoğlunu anlamaya çalışıyorum her gün. Yıllar önce bir insanı anlamanın yolu onunla eşit şartlarda yaşamak olduğunu öğrendim ve bunu başardım. Lakin son konumuzda hiç onlarla aynı konumda olamadım. İnançsa konu, inançsızlık yalanı doğuruyor onlarda. Kısa bir özet geçmek daha anlaşılır yapar. ('') Yapacağım alanlar ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?'' Anlamına gelir. '' - Küfürler ''- Neden inanmıyorsun?'' ''- Ölünce inanırsın. ''- Nerede yaşıyorsun adresini ver de inanmanı sağlayayım. (Verdim) Küfürlere söyleyebileceğim bazı benzetmeler vardır yayınlarda hep söylerim. O da; Muhammed gibisiniz. Tam tarife uyan bir davranış. Muhammed kendisinin peygamber olduğunu iddia eden kişi ve aynı şekilde onun ağzından duyulan sözler i...

Zaman

Aslında zamanı yazmak uzun süredir düşünüp yazmaktan kaçındığım bir konuydu. Mükemmel işlenmesini istiyordum benim tarafımdan ama zaman mükemmelliği aramaz. Zaman nedir? Yada ne değildir bu öğretici bir yazı değil zamanı ölçemeyiz tartamayız sadece örneklerle ifade edebiliriz. Yaşlanan bir insanı zamanla kalıplaştırabilirsin fakat yüzlerindeki yaşlılık belirtileriyle geçen zamanı kabullendirebilirsin. Ben zamanı sevmeyenlerdenim. Tarihin eski zamanlarına gidecek olsaydık zamanı bulan icat edenlerin biz insanlar olduğunu rahatlıkla anlardık peki ne için? Güneşin doğup batmasıyla alakadar bir konu değildi zamanı bulmak çünkü o hep planlı işlerdi yani bunun bizim mucidi olduğumuz zamana zerre ihtiyacı yoktu. Aslında düşününce zamana bir insanında ihtiyacı yoktu. Zaman ilerler bazen geçmişteki günlere benzer ki günde bir zamandır. Zaman algısı şuanı yazıp anlatmaksa ben zamanın dışındayım uzun bir süredir. En azından sizin zamanınızdan. Üzüntüler, beklentiler planlar ve korkular hep...

Bir falcının günlüğü 2

Saygı değmez gelişmemiş insanlar. Beni uzun süredir hem buradan hem bloglarımdan ve yayınlarımdan takip edenler. Sizi sevmeme sebeplerimi bu şekilde göstermek hoşuma gidiyor. Bu yazıyı tweetlerimi görüp okuyanlar beni daha iyi anlayacaklardır lakin o tweetlerimi görmeden okuyanlar merve veridin olduğu erkan görüntüleri okusunlar. Kendileri ilham kaynağım oldu.  Fal bakmaya başlama sebeplerim daha önceki bloglarımda yazıldı. Cinlerin kontrol edildiği bir ailedeyim. Anne ve babası bu konuda güçlü varlıklarla iletişim halinde iken onlardan dünyaya gelen de tek erkek çocuk benim. İpler benim elime geçtiğinde çok küçük yaşlardaydım. Cinler bir kenara görüp, duyduklarım için peygamber olmam bile gerekiyordu dini kaynaklarda yazana göre. Neyse ki inancı dinlerden ziyade yaratıcı olan biri için bunlar hiç önemli olmamıştı. Yıllar ilerleyince insanlara olan sevgim hep azaldı. Bunun tonlarca sebepleri arasından sayabileceklerim bazen insanların bana olan inancı, bazense çok fazla...