Skip to main content

Ben ne lanet bir insanmışım ki...

Ben ne lanet bir insanmışım ki diğerlerinin doğrusunu yanlış sanmışım. Doğru olduğundan da değil diğerlerinin düşünceleri. Ben sadece doğruluğa fazla takılmışım. Duygudan yoksun olmayı ne güzel öğretmişim ki kendime, duyguyu tattığım da tadını alamamışım. Binlerce cümleyi tek bir cümleyle anlattığımda doğru yaptığımı sanmıştım, ben ne lanet bir insanmışım ki onlara bunu anlamaları için bir fırsat sunmamışım. Sabır taşı misali kırılmaz sandım insanları, onlar gibi kırılmadığım için. Sanırım uzun süre gözümü kapatmışım ki açtığımda hepsinden fazla kırılmışım. İşin kötü yanı bir o kadar da onlara kırılmışım. Fazla kırılmış olanlar yara bandı olamazlarmış, bu doğru bir hikaye. Laf salatasının bir üstü psikolojik oyundur ki aslında hepsi anlatılan bir hikaye. Medyumluğun bu hikayelerin sonunu önceden görmek ve sonuca varmak olduğunu sanmıştım ama insanlar aslında hikayeler uyduran ve içinde istediği sözcükleri kullanan birer kuklalarmış. Karşısındakinin duygularını önemsemeden kullanan. Galiba onlar duygusuz insanlarmış her gün uyanan ve yaşamaya devam eden. Sade onlar yaşasalar iyi bu hayatı, yaşarlar ve diğerlerine yaşatırlar. Tanrı bile bu olay da pay sahibi olmak istemezken insanların olması beni daha fazla kırdı. Neyse ki bu blogun konusu kendimi gömme girişimi. 

Comments

Popular posts from this blog

Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?

1 yıldan uzun süredir yayın konum olan ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz? Sanırım bu blogda da sona yaklaştık. Ama artık sonun ne zaman geldiğini bilmiyorum. İnsanoğlunu anlamaya çalışıyorum her gün. Yıllar önce bir insanı anlamanın yolu onunla eşit şartlarda yaşamak olduğunu öğrendim ve bunu başardım. Lakin son konumuzda hiç onlarla aynı konumda olamadım. İnançsa konu, inançsızlık yalanı doğuruyor onlarda. Kısa bir özet geçmek daha anlaşılır yapar. ('') Yapacağım alanlar ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?'' Anlamına gelir. '' - Küfürler ''- Neden inanmıyorsun?'' ''- Ölünce inanırsın. ''- Nerede yaşıyorsun adresini ver de inanmanı sağlayayım. (Verdim) Küfürlere söyleyebileceğim bazı benzetmeler vardır yayınlarda hep söylerim. O da; Muhammed gibisiniz. Tam tarife uyan bir davranış. Muhammed kendisinin peygamber olduğunu iddia eden kişi ve aynı şekilde onun ağzından duyulan sözler i...

Zaman

Aslında zamanı yazmak uzun süredir düşünüp yazmaktan kaçındığım bir konuydu. Mükemmel işlenmesini istiyordum benim tarafımdan ama zaman mükemmelliği aramaz. Zaman nedir? Yada ne değildir bu öğretici bir yazı değil zamanı ölçemeyiz tartamayız sadece örneklerle ifade edebiliriz. Yaşlanan bir insanı zamanla kalıplaştırabilirsin fakat yüzlerindeki yaşlılık belirtileriyle geçen zamanı kabullendirebilirsin. Ben zamanı sevmeyenlerdenim. Tarihin eski zamanlarına gidecek olsaydık zamanı bulan icat edenlerin biz insanlar olduğunu rahatlıkla anlardık peki ne için? Güneşin doğup batmasıyla alakadar bir konu değildi zamanı bulmak çünkü o hep planlı işlerdi yani bunun bizim mucidi olduğumuz zamana zerre ihtiyacı yoktu. Aslında düşününce zamana bir insanında ihtiyacı yoktu. Zaman ilerler bazen geçmişteki günlere benzer ki günde bir zamandır. Zaman algısı şuanı yazıp anlatmaksa ben zamanın dışındayım uzun bir süredir. En azından sizin zamanınızdan. Üzüntüler, beklentiler planlar ve korkular hep...

Bir falcının günlüğü 2

Saygı değmez gelişmemiş insanlar. Beni uzun süredir hem buradan hem bloglarımdan ve yayınlarımdan takip edenler. Sizi sevmeme sebeplerimi bu şekilde göstermek hoşuma gidiyor. Bu yazıyı tweetlerimi görüp okuyanlar beni daha iyi anlayacaklardır lakin o tweetlerimi görmeden okuyanlar merve veridin olduğu erkan görüntüleri okusunlar. Kendileri ilham kaynağım oldu.  Fal bakmaya başlama sebeplerim daha önceki bloglarımda yazıldı. Cinlerin kontrol edildiği bir ailedeyim. Anne ve babası bu konuda güçlü varlıklarla iletişim halinde iken onlardan dünyaya gelen de tek erkek çocuk benim. İpler benim elime geçtiğinde çok küçük yaşlardaydım. Cinler bir kenara görüp, duyduklarım için peygamber olmam bile gerekiyordu dini kaynaklarda yazana göre. Neyse ki inancı dinlerden ziyade yaratıcı olan biri için bunlar hiç önemli olmamıştı. Yıllar ilerleyince insanlara olan sevgim hep azaldı. Bunun tonlarca sebepleri arasından sayabileceklerim bazen insanların bana olan inancı, bazense çok fazla...