Skip to main content

Yalnız olmakla yalnız kalmak arasında fark vardır.

Yalnız olmakla yalnız kalmak arasında fark vardır.
Bu tweeti paylaşmıştım ve düşündüm.  Ben neden yalnız olduğumu düşünüyorum? Çevremde insan olduğunu düşünmediğim için mi yoksa çevremdekileri görmediğim mi. Aynı kişilerde bile bu ikisi sürekli değişebilir mi? İnanın bende değişiyor sizinkileri bilmesem de. Benim de bilmediklerim var aynı zamanda bilmezden geldiklerim. Beni anlamanızdan şikayetçiyim çünkü doğru bile anlamıyorsunuz. Evet haklısınız,  ben çok anlatmıyorum.  Hayatınızda ki bir insan konusunda yargıyı çok hızlı veriyorsunuz ki bunu bende yapıyorum. Yapmalıyım da. Sizden farklı olduğum konular olsa da bunu şimdilik es geçiyor idim, fakat beni tanıdığını düşünen bir çok insanın zamanla bana dönüştüğünü gördüm. Henüz beni tanımadan. Burası trajikomik kısmı aslında. Bazıları anlatmadıklarıma ihtiyaç duymayıp ilk duyduklarını hayat felsefesi olarak seçip onu yaşayanları bile gördü bu gözler. Çoğu kazançlı da oldu ‘’bir süre’’ . De olsa dememesi için birilerinin hayatından da çıktım. Bazıları zor kararlardı hatta ilk karar verdiklerim.  İnsan ilk iyi yada kötü kararlarını her zaman en yakın hissettiğinde verir ve sırf bu yüzden vazgeçilmez olandır ego. Bu dinlerden sonra şeytan oldu gerçi. Bazıları hastalık dese de her canlı varoluşun diyor, bakan yok. İçimi anlatmaya başlasam beynimi açıp birkaç saatte binlerce yıl ileriye gitmeye çalışırdınız. Öyle de bir yüzyıldayım, şansa bak. Kim diyebilirdi ki asılmışlardan daha umutsuz bir yüzyıl. Neyse başlangıca dönelim. Bu bloğun;


Hevesim kaçtı yazarken, birilerinin söylediklerini yazması için kaç yerde olmamız gerekiyor ki dünyada? Bana söyleyin. 










1

Comments

  1. Ya ne diye engelliyorsun
    Iki sekerli cay yapicaktm
    Bos yere engelledn simdi
    Offf
    Affern ya cok akillica cidden
    Saolasin :///

    ReplyDelete

Post a Comment

Popular posts from this blog

Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?

1 yıldan uzun süredir yayın konum olan ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz? Sanırım bu blogda da sona yaklaştık. Ama artık sonun ne zaman geldiğini bilmiyorum. İnsanoğlunu anlamaya çalışıyorum her gün. Yıllar önce bir insanı anlamanın yolu onunla eşit şartlarda yaşamak olduğunu öğrendim ve bunu başardım. Lakin son konumuzda hiç onlarla aynı konumda olamadım. İnançsa konu, inançsızlık yalanı doğuruyor onlarda. Kısa bir özet geçmek daha anlaşılır yapar. ('') Yapacağım alanlar ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?'' Anlamına gelir. '' - Küfürler ''- Neden inanmıyorsun?'' ''- Ölünce inanırsın. ''- Nerede yaşıyorsun adresini ver de inanmanı sağlayayım. (Verdim) Küfürlere söyleyebileceğim bazı benzetmeler vardır yayınlarda hep söylerim. O da; Muhammed gibisiniz. Tam tarife uyan bir davranış. Muhammed kendisinin peygamber olduğunu iddia eden kişi ve aynı şekilde onun ağzından duyulan sözler i...

Zaman

Aslında zamanı yazmak uzun süredir düşünüp yazmaktan kaçındığım bir konuydu. Mükemmel işlenmesini istiyordum benim tarafımdan ama zaman mükemmelliği aramaz. Zaman nedir? Yada ne değildir bu öğretici bir yazı değil zamanı ölçemeyiz tartamayız sadece örneklerle ifade edebiliriz. Yaşlanan bir insanı zamanla kalıplaştırabilirsin fakat yüzlerindeki yaşlılık belirtileriyle geçen zamanı kabullendirebilirsin. Ben zamanı sevmeyenlerdenim. Tarihin eski zamanlarına gidecek olsaydık zamanı bulan icat edenlerin biz insanlar olduğunu rahatlıkla anlardık peki ne için? Güneşin doğup batmasıyla alakadar bir konu değildi zamanı bulmak çünkü o hep planlı işlerdi yani bunun bizim mucidi olduğumuz zamana zerre ihtiyacı yoktu. Aslında düşününce zamana bir insanında ihtiyacı yoktu. Zaman ilerler bazen geçmişteki günlere benzer ki günde bir zamandır. Zaman algısı şuanı yazıp anlatmaksa ben zamanın dışındayım uzun bir süredir. En azından sizin zamanınızdan. Üzüntüler, beklentiler planlar ve korkular hep...

Bir falcının günlüğü 2

Saygı değmez gelişmemiş insanlar. Beni uzun süredir hem buradan hem bloglarımdan ve yayınlarımdan takip edenler. Sizi sevmeme sebeplerimi bu şekilde göstermek hoşuma gidiyor. Bu yazıyı tweetlerimi görüp okuyanlar beni daha iyi anlayacaklardır lakin o tweetlerimi görmeden okuyanlar merve veridin olduğu erkan görüntüleri okusunlar. Kendileri ilham kaynağım oldu.  Fal bakmaya başlama sebeplerim daha önceki bloglarımda yazıldı. Cinlerin kontrol edildiği bir ailedeyim. Anne ve babası bu konuda güçlü varlıklarla iletişim halinde iken onlardan dünyaya gelen de tek erkek çocuk benim. İpler benim elime geçtiğinde çok küçük yaşlardaydım. Cinler bir kenara görüp, duyduklarım için peygamber olmam bile gerekiyordu dini kaynaklarda yazana göre. Neyse ki inancı dinlerden ziyade yaratıcı olan biri için bunlar hiç önemli olmamıştı. Yıllar ilerleyince insanlara olan sevgim hep azaldı. Bunun tonlarca sebepleri arasından sayabileceklerim bazen insanların bana olan inancı, bazense çok fazla...