Skip to main content

03:36

Farkındalık kullanımı güç bir yeti. Beni daha iyi biri yapar diye düşünürdüm sanırım daha önceden bu konuyu düşünebilseydim. Daha yalnız yaptı. Aslında hiç yalnız olmak istemediğimi istediğim zamanları hatırlarım, silik silik anılarda. Geçmişimde berbat anılarım var mucizelerin yanında. Bir hayatı oluşturan durumların içerisinde iyi kötü komik rezil durumlar olur ya içimde bir yerde bunlardan soyutlanıp kendimi bulmak istediğimi düşünürüm günün çok az bir kısmında. Geçmişte beni daha iyi birisi haline getirecek her hangi bir konunun aslında bir başkaları ile yarışa girmek olduğunu fark ettim uzun bir süre önce. Ben kimseyle bir yarışta değildim.

Uzun bir süredir kendimi kaybettiğimin farkındayım. Kendimi bulmaya çalışırken kendimin nasıl olduğumun unuttuğumun da farkındayım. Tutamayacağımı bildiğim sözler de verdiğim oldu. İnsanlara hayvanlara ve yaratana. Aslında bunlara aklım takılmıyor, sadece yapabileceğim sözleri yapmıyor oluşumu anlamış değilim. İstediğin her şeyi elde ettiysen bir süre sonra elde itme isteğin eksilir ya öyle bir şeydi benimki. İstediğim tonlarca şeyi elde edememişken. Huzur, sevgi ve mutluluk planlarımın arasında vardı üst sıralarda olmasa bile fakat yaşam, bilgi, güç hayalinize gelebileceklerin en ötesindeydi. Huzuru sevgiyi hiç elde edemedim zaten edebileceğimi düşünmedim ama diğerleri.. Çok basitti. Benzinli araç gibiyim sanırım bir yakıta ihtiyaç duyuyorum ve bu yakıt karşımdaki insanlar oldu. İyi şeyler istediğim de onların da istemesini bekledim. Onlar istemeyince eh benim için sorun yok dedim. İnsanlar iyi meyve yemek istemiyorlarsa onlara zorla yedirecek olan ben değilim. Ne hali varsa görsünler dedim. Biliyorum bir çok şey dedim ama dediklerimi yapmamakla da tanınan bir kişiliğim var kendini tanışamamışların bilgeliğinde.

Neden sonuç ilişkisini aramak bende sonsuzluğun hakimiyetini hatırlattı. Uzun bir süredir insanlık ilgi alanım olduğundan her gün yapılan basitlik sonsuzluk boyunca süreceğini anımsadım. Gereksiz olan ne varsa gerekli görenler, aptalca hisler ile ömür bitirenler. Eğitimden uzak, gelişime düşman olanlar ile aynı dünyadayım. Ha birde zamandan bağımsız olanlar ile yol yürüyebilirdim, ama zaman sizin baş düşmanınız. Sizinle yol yürümem.

Gerçi kendimle de yürüyemiyorum ya çok da sorun değil. Son zamanlar da inzivadayım tüm günümü bilgisayarda oyun oynayarak geçiriyorum. Ben sizden biriyim. Sadece sizin gibi değilim. Hoşnutsuzluğum var o da gecenin olması bastırdığım ne kadar duygum varsa açığa çıkması. Bunu artık sevmemeye başladım. Birde yaratanla hala konuşamadık.. Kendileri öldü sanırım hiç cevap yok. Tepelerde bir yerde izleyip bana lanet ediyor olmalı diyecem de onu küçük düşürmek istemem yeterince küçüldü zaten. Koyunlarına etkisiz olan çobana çoban denir mi? Deniyor işte..

İçimden geçenleri yaziyim demiştim de içimden geçenler bunlar değildi sahi içimden geçenler neydi? Geçip gittiler. Elbet yine gelirler. Siz bilmezsiniz..

Kendinize ve dünyaya iyi davranın. Beceremiyeceğinizi biliyorum ben gibi olmayın çabalayın. İyi meyve yemek için değil, iyi meyve vermek için. Sakın ha verdiğinizi geri istemeyin baş düşmanınızla mücadele edin, ona dönüşmeyin.


Comments

Popular posts from this blog

Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?

1 yıldan uzun süredir yayın konum olan ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz? Sanırım bu blogda da sona yaklaştık. Ama artık sonun ne zaman geldiğini bilmiyorum. İnsanoğlunu anlamaya çalışıyorum her gün. Yıllar önce bir insanı anlamanın yolu onunla eşit şartlarda yaşamak olduğunu öğrendim ve bunu başardım. Lakin son konumuzda hiç onlarla aynı konumda olamadım. İnançsa konu, inançsızlık yalanı doğuruyor onlarda. Kısa bir özet geçmek daha anlaşılır yapar. ('') Yapacağım alanlar ''Ben allaha inanmıyorum siz inanıyor musunuz?'' Anlamına gelir. '' - Küfürler ''- Neden inanmıyorsun?'' ''- Ölünce inanırsın. ''- Nerede yaşıyorsun adresini ver de inanmanı sağlayayım. (Verdim) Küfürlere söyleyebileceğim bazı benzetmeler vardır yayınlarda hep söylerim. O da; Muhammed gibisiniz. Tam tarife uyan bir davranış. Muhammed kendisinin peygamber olduğunu iddia eden kişi ve aynı şekilde onun ağzından duyulan sözler i...

Zaman

Aslında zamanı yazmak uzun süredir düşünüp yazmaktan kaçındığım bir konuydu. Mükemmel işlenmesini istiyordum benim tarafımdan ama zaman mükemmelliği aramaz. Zaman nedir? Yada ne değildir bu öğretici bir yazı değil zamanı ölçemeyiz tartamayız sadece örneklerle ifade edebiliriz. Yaşlanan bir insanı zamanla kalıplaştırabilirsin fakat yüzlerindeki yaşlılık belirtileriyle geçen zamanı kabullendirebilirsin. Ben zamanı sevmeyenlerdenim. Tarihin eski zamanlarına gidecek olsaydık zamanı bulan icat edenlerin biz insanlar olduğunu rahatlıkla anlardık peki ne için? Güneşin doğup batmasıyla alakadar bir konu değildi zamanı bulmak çünkü o hep planlı işlerdi yani bunun bizim mucidi olduğumuz zamana zerre ihtiyacı yoktu. Aslında düşününce zamana bir insanında ihtiyacı yoktu. Zaman ilerler bazen geçmişteki günlere benzer ki günde bir zamandır. Zaman algısı şuanı yazıp anlatmaksa ben zamanın dışındayım uzun bir süredir. En azından sizin zamanınızdan. Üzüntüler, beklentiler planlar ve korkular hep...

Okuduğunuz için teşekkürler

Evet bir günü daha bitirmeye yaklaştık. Belki de gün bizi bitirmeye yaklaştı.. Geçmez dediğim bir gün olmadı bugün o yüzden hızlı geçti diyebilirim. Yarın hakkında neler düşüneceğimden şüpheliyim. Hatta bir dakika sonrasından bile ama daha iyiyim. İyinin tanımını kendime henüz yapamıyorum belki nefes almak belki yemek yemek belki sigara her neyse işte iyinin ne olduğunu hala bilmiyorum. Fakat kötü olarak adlandırılan şeylerin de kötü olmadığı düşüncesindeyim. İyi olmayan her şeyi kötüleyemem. Canımı acıtan her bir şeyin başkaları için şuan kötü olmaması gibi.. Yani bir hayat üzerinde birden farklı hayatı yaşıyoruz aslında ve buna yaşamak diyoruz. Belki iyi belki kötünün iyisi ama kötü değil. Bu gün yazdığı yazının bir konusu olmayan birinin yazılarını okuyorsunuz. Kim olduğumu aramaktan aslında erken yoruldum ama bu konuda yorulmanın, pes etmenin yada direnmenin hiç bir anlamı yok hayat zaten isteseniz de istemezinde öğretiyor sizi size. Doğmak gibi sorulmuyor. Yargılanabiliyor ama son...